İçeriğe geç

Boşanma ve Boşanma Kararı Sonrası Tarafların Hakları

Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma, Tazminat, Nafaka, Velayet, Mal Paylaşımı

  • Boşanma davası, anlaşmalı ve çekişmeli olmak üzere iki şekilde sonuçlandırılır. 

Türkiye’de pratikte boşanma davası, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davası olmak üzere iki şekilde görülmektedir.

Taraflar, boşanma ve boşanmanın tüm sonuçları bakımından karşılıklı olarak anlaşırlar ve evlilik en az 1 yıl sürmüş ise, hakim tek celsede boşanmaya karar verir. Bunun için yetkili ve görevli mahkemeye boşanma dilekçesi ile birlikte boşanma protokolü ibraz edilmelidir.

Taraflar, boşanma ve boşanmanın tüm sonuçları bakımından anlaşamıyorlar ise, bu durumda kanunda belirtilen sebeplerden birisine dayanarak çekişmeli boşanma davasının açılması gerekmektedir. Çekişmeli boşanma davasında davanın kabul edilebilmesi için, davayı açan tarafın eşit veya az kusurlu olması olması şarttır. Hakim, en az 3 duruşma yapmadan çekişmeli boşanma davasında karar veremez.

  • Boşanmada davasında kusuru az olan taraf, diğer taraftan uğramış olduğu maddi ve manevi zararını diğer taraftan talep edebilir.

Boşanma davasında davayı açan taraf boşanma talebiyle birlikte uğramış olduğu maddi ve manevi zararı da talep edebilir. Maddi tazminatın boşanmanın ferilerine ilişkin olup olmadığı harca esas değer hesaplanırken ayrıca açıkça mahkemeye bildirilmelidir.

  • Boşanma davasında ekonomik gücü diğer tarafa nazaran düşük olan taraf, diğer taraftan kendisi için ve velayet hakkına sahip olan taraf ise, çocuk(lar) için nafaka talep edebilir. 

Türk Hukuku’nda yoksulluk, iştirak, yardım ve tedbir nafakası olmak üzere 4 çeşit nafaka bulunmaktadır.

Hakim, boşanma davasında tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını araştırır ve ekonomik durumu diğer tarafa nazaran daha düşük olan tarafa kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakası verilmesine hükmedebilir.

Hakim, veya boşanma kararı kesinleştikten sonra velayet hakkını elinde bulunduran tarafa, diğer taraftan alınmak suretiyle çocuk için iştirak nafası verilmesine hükmedebilir.

Tedbir nafakası ise, boşanma davası devam ederken verilir. Hakimin uygun gördüğü tarafa diğer taraftan alınmak suretiyle tedbir nafakası verilmesine hükmedebilir. Karar kesinleştikten sonra tedbir nafakası, yoksulluk veya iştirak nafakasına çevrilir.

Yardım nafakası, boşanma davasının konusunu oluşturmamaktadır. 18 yaşını doldurmuş kişi, dilerse iştirak nafakası ödeyen ebeveynine yardım nafakası almak için kendi adına dava açabilir.

  • Boşanma davasında hakim uygun gördüğü tarafa velayet hakkını vermektedir. 

Boşanma davasına bakan hakim, geniş yetkilere ve takdir hakkına sahiptir ve uygun gördüğü tarafa velayet hakkını verir. Ancak, hakimin bu kararı mutlak değildir. Gerekli delillerin mahkemeye sunulması durumunda hakim her zaman velayet ile ilgili olarak kararını değiştirebilir.

Genellikle Türkiye’de küçük çocuğun velayeti anneye verilmektedir. Ancak çok istisnai durumlarda velayetin babaya verilmesi durumu söz konusu olur. Bununla birlikte, hakim velayeti vermediği diğer taraf ile çocuk arasında kişisel ilişki tesisine de karar verebilir.

  • Boşanma davası açılırken taraflardan biri ayrıca mal paylaşımı davası da açabilir.

Boşanma davası sonuçlanmadan mal paylaşımı davası görülemez. Ancak boşanma davası ile birlikte diğer tarafın mal kaçırmasını engellemek için tedbir talepli mal paylaşımı davası da açılabilir. Bu durumda, mal paylaşımı davası boşanma davasını bekletici mesele yapar ve boşanma kararı kesinleştikten sonra mal paylaşımı davası görülür.

Boşanma davası ile birlikte mal paylaşımı davası açılmadıysa, sonrasında da mal paylaşımı davası ayrıca açılabilir.

Son Yorumlar

    Arşiv

    Kategoriler

    Gönder

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.